8.sınıf İngilizce 6.ünite konu anlatımı kelime bilgisi

1
4236

UNIT-6 Detective Stories

Bu ünitede bir dedektif hikayesi okuyacaksınız , belkide kitabın içindeki en zevkli en sürekleyici konudur , sıkılmadan okuyacağınıza eminim.8.sınıf İngilizce kitabı 6.ünitede ingilizce konuları simple past tense (dili geçmiş zaman),past continuous  tense ve could  yapılarıdır.
steal : çalmak
Does Ahmet know who stole my necklace?
Ahmet benim kolyemi kimin çaldığını bilir mi?
jewellery : mücevher
robbery :soygun
jeweller’s shop : kuyumcu
I saw the news about the robbery yesterday in the covered bazaar.
Dün kapalı çarşıdaki hırsızlıkla ilgili haberleri gördüm.

robber : soyguncu

valuable : değerli

Robbers took all valuable jewellery from a jeweller’s shop and ran away.
Hırsızlar tüm değerli mücevherleri bir kuyumcudan almış ve kaçmış.

stolen : çalıntı,çalınan,çalınmış
Police has been looking for the robbers and stolen jewellery in all around İstanbul.
Polis hırsızları ve çalıntı mücevheri İstanbulun her yerinde arıyor.
hide : gizlemek
thief : hırsız
A police chief told us thieves could have gone out of the city.

Bir polis şefi bize hırsızların şehir dışına çıkmış olabileceğini söyledi.
case : dava , durum
clue : ipucu
cottage : kulübe
Detectives are collecting clues about this robbery case.Now they are making investigations in a cottage.
Dedektifler bu soygun davası ile ilgili ipuçları topluyor.Şu anda bir kulübede incelemelerde bulunuyorlar.
leather:deri
mask : maske
They found a leather mask in the cottage.
Kulübede deri bir maske buldular.
security guard : güvenlik görevlisi
Some say that a security guard can have helped the robbers at the moment of the robbery.
Bazı kimseler der ki bir güvenlik görevlisi soygunculara soygun esnasında yardımcı olmuş olabilir.
frigthened : korkmuş
An old woman was so frightened that she cannot still speak .That must be a really frightening situation.
Yaşlı bir kadın öyle korkmuştu ki hala konuşamıyor.Bu gerçekten korkunç bir durum olmalı.

frightening : korkutucu , ürkütücü

The robbers must be frightening.
Soyguncular korkutucu olmalı.

tired : yorgun , yorulmuş
You had better let your father rest after he comes from the work because he will be tired. 

İşten geldikten sonra babanın dinlenmesine izin vermelisin çünkü o yorgun olacak.
8.sınıf ingilizce ders kitabı çalışma kitabı öğretmen kitabı ve tüm soruların cevapları

8-sinif-ingilizce-kitabi-indir
İngilizce Kitap İndir

SIMPLE PAST TENSE KONU ANLATIMI

PAST CONTINUOUS TENSE KONU ANLATIMI

1 YORUM

CEVAP VER