8.sınıf İngilizce 9.ünite konu anlatımı kelime bilgisi

0
2653

Unite -9 Success Stories
Present Perfect Tense Konu Anlatımı

Simple past tense konu anlatımı düzenli düzensiz fiiller was were

Temel İngilizce Bağlaçlar ve Edatlar and – so – because – but – of – to

9.ünite İngilizce kelime Çalışması

Success : başarı
story : hikaye
I have just read the success story of the Turkey’s most successful bussinessman.
Şimdi Türkiye’nin en başarılı iş adamının başarı hikayesini okudum.

achievement : başarı ile sona erdirme , başarıyla elde etme
congress : kongre
Their first achievement was to come together in Sivas and Erzurum Congresses.
Onların ilk başarısı Sivas ve Erzurum kongrelerinde bir araya gelmeleriydi.

competition : yarışma
competitor : yarışmacı
Competitors must be ready for the competition at the weekend.
Yarışmacılar hafta sonundaki yarışma için hazır bulunmalılar.

cosmology : kozmoloji ,evrenbilim
I have met the most known person about the cosmology in the world.
Dünyada ki evrenbilimle ilgili en çok bilinen insanla tanıştım.

kidney : böbrek
liver : karaciğer
epilepsy : epilepsi ,sara hastalığı
Doctors examined her kidneys and liver to see if they caused epilepsy or not.
Doctorlar , sara hastalığına sebep olup olmadığını öğrenmek için onun böbreklerine ve karaciğerine baktılar .

microneurosurgery : Mikro sinir cerrahisi ( mikro : micro / neuro : sinir / surgery : cerrahi )
neurosurgeon : beyin ve sinir cerrahı (surgeon : cerrah )
physicist : fizikçi
symposium : sempozyum
Neurosurgeons and physicists have met to discuss about microneurosurgery in the symposium.
Beyin cerrahları ve fizikçiler , mikro sinir cerrahisi hakkında tartışmak için sempozyumda buluştular.

council : şüra,kurul,komisyon
transplant : organ nakletmek
tumor : tümör
The Neurosurgeons have had a course and council about how to transplant new organs instead of the ones with tumor.
Beyin cerrahları tümörlü organların yerine yenilerinin nasıl nakil edileceği konusunda bir kursa ve toplantıya katıldılar.

encourage : cesaret vermek ,teşvik etmek,cesaretlendirmek
honorary : fahri , onursal
disabled : engelli
deaf : sağır
We must encourage disabled and deaf people to participate in social life more.
Engelli ve sağır kimseleri sosyal hayata daha fazla katılmaları için cesaretlendirmeliyiz.

theoretical : teorik ,kurumsal,nazari
impressed of  : -den etkilenmiş olma
organic : organik
living : yaşayan
I am pretty impressed of his theoretical ideas about organic life.
Organik yaşamla ilgili teorik fikirlerinden oldukça ilgilendim.

operate : ameliyat etmek , çalış(tır)mak , işle(t)mek
operation : ameliyat
reach : yetişmek
treat : tedavi etmek
The Neurosurgeon in Haseki Hospital treated my next door neighbor.
Haseki hastanesinde ki beyin cerrahı kapı komşumu tedavi etti.

8.sınıf İngilizce Ders Kitabı , Çalışma Kitabı , Öğretmen Kitabı ve tüm cevaplar

8-sinif-ingilizce-kitabi-indir
İngilizce Kitap İndir

CEVAP VER