Unit 11 Personal Goals personal : kişisel goal : hedef Would like to konua anlatımı
I agree : aynı fikirdeyim I don’t agree (I disagree) : aynı fikirde değilim.
Bu iki yapı birisiyle aynı düşünceleri paylaştığını yada zıt fikirlere sahip olduğunu ifade etmekte kullanılır. I agree with you about helping disabled people.
Engelli insanlara yardımla ilgili seninle hem fikirim.
Nazlı : Cemil said he was the most successful student in the class.
Cemil sınıftaki en başarılı öğrenci olduğunu söyledi. Veli : I don’t agree with Cemil.
Cemille aynı fikirde değilim.
I think / I suppose / In my idea / In my opinion : bence , bana göre , benim fikrime göre . I think İlayda is most successful student.
Bence İlayda en başarılı öğrenci.
in order to : …için…
Maksadımızı bildirmek için kullanırız. in order to ‘yu takiben bir fiil kullanmak gerekmektedir. bite : ısırmak The bear approached the people sneakingly in order to bite and eat them.
Ayı insanları ısırıp yemek için sinsice yaklaştı.
adulthood : erginlik,yetişkinlik,reşitlik childhood : çocukluk When were you happier ? In your childhood or in your adulthood ?
Ne zaman daha mutluydun ? çocukluğunda mı yoksa yetişkinliğinde mi ? Okumaya devam et
Unite -9 Success Stories
Present Perfect Tense Konu Anlatımı
Simple past tense konu anlatımı düzenli düzensiz fiiller was were
Temel İngilizce Bağlaçlar ve Edatlar and - so - because - but - of - to
9.ünite İngilizce kelime Çalışması
Success : başarı story : hikaye I have just read the success story of the Turkey’s most successful bussinessman.
Şimdi Türkiye’nin en başarılı iş adamının başarı hikayesini okudum.
achievement : başarı ile sona erdirme , başarıyla elde etme congress : kongre Their first achievement was to come together in Sivas and Erzurum Congresses.
Onların ilk başarısı Sivas ve Erzurum kongrelerinde bir araya gelmeleriydi.
competition : yarışma competitor : yarışmacı Competitors must be ready for the competition at the weekend.
Yarışmacılar hafta sonundaki yarışma için hazır bulunmalılar.
cosmology : kozmoloji ,evrenbilim I have met the most known person about the cosmology in the world.
Dünyada ki evrenbilimle ilgili en çok bilinen insanla tanıştım.
bill : fatura I have paid the bill this morning.
Bu sabah faturayı ödedim. scout : izci ,keşfe çıkmak,keşif I haven’t seen any scouts in Belgrad forests since 2010.
İki bin ondan beri Belgrad ormanlarında hiç izci görmedim charity : hayırseverlik,hayır işi Mr.Gencal has devoted himself to charity for twenty years .
Gencal Bey yirmi yıldır kendini yardım işlerine adadı. cooperation : yardımlaşma I always advise you cooperation but not competition.
Size her zaman yardımlaşmayı tavsiye ediyorum , yarışmayı değil. Okumaya devam et
8.sınıf İngilizce kitabı 7.ünite kişisel deneyimlerimizle ilgili : şuraya gittim , burada bulundum , şunları bunları gördüm tarzı cümleler kurmamız isteniyor , bu tarz cümlelerde present perfect tense yapısı ile kurulmaktadır.
Just Already Yet Konu Anlatımı just : hemen,şimdi already : çoktan ,önceden , zaten yet : henüz,daha never : asla,hiç bir zaman
Present Perfect Tense Konu Anlatımı
Biologist : Biyolog Biologists have already known about bacteries and germs.
Biyologlar zaten bakteriler ve mikroplar hakkında bilgi sahibi. bush :Çalı,çırpı She has hidden behind the bush.
Çalının arkasına saklandı. Okumaya devam et
Bu ünitede bir dedektif hikayesi okuyacaksınız , belkide kitabın içindeki en zevkli en sürekleyici konudur , sıkılmadan okuyacağınıza eminim.8.sınıf İngilizce kitabı 6.ünitede ingilizce konuları simple past tense (dili geçmiş zaman),past continuous tense ve could yapılarıdır. steal : çalmak Does Ahmet know who stole my necklace?
Ahmet benim kolyemi kimin çaldığını bilir mi? jewellery : mücevher robbery :soygun jeweller’s shop : kuyumcu I saw the news about the robbery yesterday in the covered bazaar.
Dün kapalı çarşıdaki hırsızlıkla ilgili haberleri gördüm. Okumaya devam et
Yukarıdakilerin hepsi toplamda 1 saat 10 dakikalık sunumda anlatılıyor.
PAST CONTINUOUS TENSE VIDEO
Unit -5 Atatürk : The Founder of Turkish Republic
8.sınıf İngilizce kitaplarında 5.ünite Atatürk’ün hayatı konusu üzerinden işleniyor , bu ünite ile ilgili ve Seviye Belirleme Sınavında çıkması çok olası kelimeleri türkçe anlamları ve örnek cümleler ile anlattık. proud of : -den gurur duymak We ought to be proud of our parents.
Annemizden ve babamızdan gurur duymalıyız. lead : liderlik - önderlik etmek great leader : ulu önder Atatürk,the Great Leader , led the Turkish nation 1919 to 1938.
Ulu önder Atatürk Türk milletine 1919 dan 1938 değin önderlik etti. chief commander : baş komutan Who was the Chief Commander in the Independence War of Turks ?
Türklerin Kurtuluş savaşında baş komutan kimdi? Okumaya devam et
8.sınıf İngilizce kitabındaki ünite 4 rüyalar ilgili ve bundan dolayı ünite başlığı :
UNIT -4 DREAMS
daydream : dalmak I daydreamed during the lesson today.
Bugün ders esnasında dalmışım. alien: yaratık I believe aliens will invade the earth one day.
İnanıyorum ki günün birinde uzaylılar dünyayı işgal edecek. doorbell : kapı zili rest : dinlenmek When the doorbell rang yesterday night , I was resting in my bedroom .
Dün gece kapı zili çaldığında yatak odamda dinleniyordum. nightlight : gece lambası Put a nightlight near your bed to see around in case you wake up in the midnight.
Gece yarısı uyanırsın diye yatağının yakınına bir gece lambası koy. pillow : yastık People had better choose a comfortable pillow to sleep uninterruptedly.
İnsanlar kesintisiz uyumak için rahat bir yastık seçmeli. Psychologist : psikolog Psychologists may help people to solve their sleeping problems.
Psikologlar insanlara uyku problemlerini çözmek için yardımcı olabilir. wave : dalga If you see waves in your dream , you will go on a holiday soon.
Rüyanda dalgaları görürsen yakınvbir zamanda tatile gideceksin. drop : düşürmek I noticed that I had dropped all my money so I had to walk from Şişli to Taksim yesterday.
Dün paramı düşürdüğümü farkettim bu yüzden Şişli’den taksime kadar yürüdüm. examine : incelemek , muayene etmek When I went into the doctor’s office,he was examinig a patient.
Doktorun ofisine girdiğimde bire hastayı muayene ediyordu. hold : el ile tutmak Teacher Hüseyin told us to hold our feet in the Physical Education lesson.
Hüseyin öğretmen beden dersinde bize ayaklarımızı tutmamızı söyledi. nightmare : kabus wake up : uyanmak While I was having a nightmare , I woke up with a scream. It was me.
kabus görerken bir çığlıkla uyandım . Çığlığı atan benmişim. pay attention : dikkat etmek You had better pay attention to medicines you take.Do not overuse or forget to take them.
Aldığın ilaçlara dikkat etmelisin .Aşırı kullanma yada onları almayı unutma. Okumaya devam et
8.sınıf 3 ünite özellikle dış görünüşle alakalı o yüzden ünite başlığı şu olmuş : Unit 3 - Improve your look (Görünüşünü değiştir) improve : değiştirmek (olumlu yönde) ,geliştirmek ,ilerletmek look : dış görünüş I talked to my doctor about improving my look but he told me I didn’t need that at all.
Görünüşümü değiştirme hakkında doktorumla konuştum fakat o bana buna hiç ihtiyacım olmadığını söyledi. Okumaya devam et