Archive | gramer

Tags: , , , , , ,

will

Posted on 30 December 2008 by admin

1)Konuşmacının birşeyi gönüllü olarak yapacağını ifade eder.Bir kimse gönüllü olarak başka birisi için birşey yapmayı teklif ederse will ile ifade eder.Başkasının şikayet yada yardım isteğine cevap veririz.Soru kalıbıyla kendimize yardım isteyebiliriz.Birşeyi yapmaya gönlümüz yoksa bunuda “will not / won’t” ile ifade ederiz. Okumaya devam et

Comments (0)

Tags: , , , , , , ,

going to future

Posted on 30 December 2008 by admin


Kullanım alanları

1)Bir kimseye ait olan bir planı aktarmada kullanılır.Bu planın gerçekçi olup olmaması önemli değildir.

They are going to construct a new shopping mall next year.
Gelecek sene yeni bir alışveriş merkezi inşa edecekler.

Nancy is going to be a herbalist when she grows up.
nancy büyüdüğünde bitki bilimci olacak. Okumaya devam et

Comments (2)

Tags: , , , ,

Used to

Posted on 30 December 2008 by admin

  • Geçmişteki alışkanlıklar

Geçmişte bir şeyi alışkanlık haline getirmişsek fakat daha sonra yapmaktan vazgeçmişsek used to kullanırız.Taşınan anlam şudur ; eskiden yapardım ama şimdi yapmıyorum. Okumaya devam et

Comments (1)

Tags: , , , , , ,

can

Posted on 30 December 2008 by admin

Belkide İngilizce’de en yaygın kullanılan ” modal verb” olduğu söylenebilir.Yetenek(yapabilirlik),fırsat,rica,izin isteme,olasılık bildirmede kullanılabilir.

  • yeterlik=ability

Ahmet can swim.
Ahmet yüzebilir.

  • izin=permission

We can not eat biscuits in the class.
Sınıfta bisküvi yiyemeyiz.

  • Rica=Request

Hey Jim,can you post my letter ?
Jim benim mektubumu postalayabilir misin? Okumaya devam et

Comments (12)

Tags: , , , , ,

could

Posted on 30 December 2008 by admin

Aşağıdaki durumlarda kullanılır.

  • Olasılık (Possibility)

It could snow.
Kar yağabilir.

  • Geçmişte yeterlilik (Past Ability)

They could run fifty kilometres when they were young.
Gençken elli kliometre koşabilirlerdi. Okumaya devam et

Comments (8)

Tags: , , , , ,

let make have get

Posted on 30 December 2008 by admin

Let

  • Bir kimseye bir şey yapması için izin vermek  [let + şahıs + Fiil ](yalın halde)

The teacher didn’t let us drink coke in the lesson.
 Öğretmen derste kola içmemize izin vermedi. Okumaya devam et

Comments (0)

Tags: , , , , , ,

Had better

Posted on 30 December 2008 by admin

Daha ziyade tavsiyelerde bulunurken kullanılmaktadır.Bunun yanında umutsuzluğun(boş beklenti) ifade şekli olabilir yada insanları uyarırken kullanılabiir.

  • Tavsiye

You had better do the rest of your homework.
Ev ödevinin geri kalanını yapsan iyi edersin. Okumaya devam et

Comments (0)

Tags: , , , , , ,

have to has to

Posted on 30 December 2008 by admin

Kesinlik,gereklilik ve zorunlukdan bahsetmek isterseniz kullanırsınız.

Kesinlik-Katiyet

The coffers have to be under this tree.(Haritaya bakar ve der)
Hazine bu ağacın altında olmalı.

Gereklik

She has got a baby so we have to visit her at the weekend.
Bebeği var bu yüzden ziyaretine gitmeliyiz. Okumaya devam et

Comments (9)

Tags: , , , , , , , ,

May

Posted on 30 December 2008 by admin

Genel anlamda olasılık ifade ederken kullanılır.Bazı durumlarda izin isterken ve verirkende karşımıza çıkar fakat bu kullanım gittikçe azalmaktadır.

Örnek cümleler :

  • Olasılık

Aslı may go on holiday or stay at the dorm.
Aslı tatile çıkabilir yada yurtta kalabilir.(Burada iki olası durum var gitmek ve kalmak.) Okumaya devam et

Comments (0)

Tags: , , , , ,

Might

Posted on 30 December 2008 by admin

Genellikle olasılık,ihtimal ifade etmek istersek kullanırız ancak sık olarak koşuk cümlelerinde de yer verilir.Amerikan İngilizcesinde pek yaygın olmasada öneri ve ricada bulunmak maksadıylada kullanılmaktadır.

  • Olasılık (Possibility)

Although Mike is out of form in these days,he might win a victory in the ring tonight.
Mike,şu günlerde formsuz olmasına rağmen bu gece ringde kazanabilir kazanabilir. Okumaya devam et

Comments (0)

Aşağıdaki çeviri aracını İngilizce Türkçe sözlük olarak da kullanabilirisiniz.