Çeviri Edinci ve İki Dillilik

0
224

Dil edinci kavramı ve iki dillilik edinci önceki bölümlerde tartışılmıştı. Bu bölümün
amacı çeviri edincinin literatürdeki yerini betimlemek ve çeviri edinci ile iki dillilik
edincinin olası bağıntılarını tartışmaktır. Kurultay’a göre anadil ve yabancı dil bilgisi
çeviri için önemli olmakla birlikte dilin temel öğeleri ve kullanım normlarının önemi
yadsınamaz. Çeviri ediminin geliştirilebilmesi için dilin normlarının bilinmesi ve
kullanılabilmesi, farklı kesimlerin dil kullanımları hakkında bilgi sahibi olmak, dilin
üslup ve işlev açısından farklı kullanımlarını tanıyabilmek, sıra dışı düzeyde genel
kültür sahibi olmak215, özel alanlarda yetkinlik sahibi olmak, yeni bilgi alanlarında
kendi başına bilgi edinebilmek gibi becerilerin edinilmesi gerekliliğini öne sürer.
Kurultay, çeviri edincini tamamlayıcı diğer edinçlerden ayrı tutmaz Bu amaçla bu
bölüm içerisinde, öncelikle çeviri edinci ve çevirmen zihninde yaşanan bilişsel
süreçler incelenecektir. Son kısımda ise çeviri edincinin iki dillilik ile bağıntıları
literatürden yola çıkılarak betimlenecektir.

Çeviride Bilişsel Süreçler ve Çeviri Edinci
Çeviri edinci kavramı, çeviribilim içerisinde çevirmen nitelikleri ve çeviri eğitimi
konularının içerisinde tartışılmıştır. Farklı bireysel araştırmacılar ve proje grupları
çeviri edinci kavramına çeşitli tanımlar getirmiştir. Çeviri edinci kavramı genellikle
çok bileşenli bir kavram olarak betimlenmiştir. Eser, “Çeviri Eğitiminde Edinç
Kavramının Değerlendirilmesi” başlıklı yayınlanmamış doktora tezinde çeviribilim
literatüründe çeşitli araştırmacıların, çevirmenin sahip olduğu bilgi, beceri, yetenek,
uzmanlık, yeterlik gibi kavramlarla, çeviri metin oluşturma aşamasındaki ihtiyaç
duyduğu donanım anlamında çeviri edincini nitelediğini belirtmektedir. Eser, çeviri
edincini, Hönig’in zihinsel süreçlere ilişkin akış diyagramı çerçevesine oturtur.
Yine Stolze de, çeviri edincini ele alırken Hönig’in zihinsel süreçleri görselleştirdiği
bu diyagrama yer vermiştir Stolze’nin Hönig’den aktardığına göre, Hönig, çeviri
edincini “genellikle dereceli olarak ilerleyen ve sonu hiçbir zaman nesnel değil,
daima öznel bir şekilde üstelik alımlayan kişinin anlama ilgisiyle tanımlanabilen bir
anlam verme süreci” olarak tanımlar. Hönig’e göre çevirmenin, bir metni çevirmek
üzere dilsel ve kültürel edinçlerinin yeterli olup olmadığına karar verebilmesi, çeviri
edincinin bir parçasıdır.
Hönig, diyagramında kaynak metinden başlayarak, doğal çevresinden ayrılan kaynak metnin çevirmen zihninde çeviri odaklı
olmayan alımlamadan daha fazla kapasite gerektiren bir nesne haline geldiğini
belirtir. Burada denetlenmeyen ve denetlenen çalışma alanları mevcuttur.
Denetlenmeyen çalışma alanı sezgiseldir ve çevirmenin uzun süreli belleğindeki
şemalar ve çerçeveleri içerir. Anlama çerçevesinde ise erek metin odaklı bir yaklaşım
söz konusudur. Kaynak metnin çevirmen zihnindeki yansıması, öngörülen erek metin
ve denetlenmeyen çalışma alanı sayesinde, çevirmen çeviri odaklı metin
çözümlemesi yoluyla bir çeviri makro stratejisi geliştirerek çeviriye başlar. Makro
stratejilerin güdümünde mikro stratejilerin geliştirilmesi çeviri edincinin bütününü
oluşturur Hönig, iki dillilik ile doğal olarak gelişen bir çeviri edincinin
varlığından ziyade, doğal olarak gelişen bir çeviri edinçsizliğinin söz konusu
olduğunu belirtmektedir.
Kurultay’ın vurguladığı çeviri eğitiminde bilişsel öğrenme kavramı çeviri edincinin
bu yönüne işaret etmektedir. Kurultay, çeviri eğitimine bilişsel, deneyimle ve bilgisel
olmak üzere üç aşamalı olarak yaklaşır. Bilişsel öğrenme bilinç düzeyinde ve
yöntemli çalışmalar yoluyla , deneyimle öğrenme sezgisel düzeyde ve uygulama
yoluyla ve son olarak da bilgisel öğrenme bilgi modelleri üzerinden tümdengelimli
öğrenme olarak özetlenir. Bu aşamalardan bilişsel öğrenmeyi deneyimle öğrenme ve
bilgisel öğrenme arasında bağlantı olarak ele alır. Böylece bilişsel öğrenme,
deneyimle tümevarımlı olarak öğrenilenlerin bilgisel olarak tümdengelimli
öğrenmenin bir buluşması şeklinde ele alınır. Çevirmen, çeviri edincini içselleştirmiş
olmaktadır.
Ergun ise, çeviri edincini, çeviri eğitimi bağlamında değerlendirirken, çeviri amaçlı
dil edimini tanımlar. Ergun’a göre çeviri eğitimi sırasında öğrenciye kazandırılmaya
çalışılan çeviri edincinin birincil bileşeni çeviri amaçlı dil edincidir ve aday
çevirmenin, işlem gerçekleştiği dil ve kültür çifti arasında anlamsal aktarımı
sağlarken dil ve söylem düzlemlerinde bu olguların özniteliklerinden doğan
zorlukların üstesinden gelebilmek için yürütülen etkinlik ve araştırmaların tamamıdır
şeklinde tanımlanır. Çeviri amaçlı dil edincinin alt bileşenleri ise, çeviri amaçlı
sözdizim incelemeleri, çeviri amaçlı sözlükbirim incelemeleri ve çeviri amaçlı metin
incelemeleridir
Kussmaul ise, edinç kavramını “belli bir alanda yetenek ve beceri” anlamında
kullanır ve edinçleri sınıflandırırken çevirmen edincini dört bileşen altında toplar.
Kussmaul’a göre çevirmenin sahip olması gereken becerilerin başında yabancı dili ve
anadilini iyi bilmesi gerekir. Bunun dışında profesyonel çevirmenin sahip olması
gereken özel bilgi ve beceriler iki aşamada ele alınabilir.

çevirmen edinci
yöntemsel bilgi olgusal bilgi
1 Çeviri süreci 3) Olgusal kültürel bilgi
2) Kültürlerarası iletişim Özel alan bilgisi

Yukarıda görülen tabloda, Kussmaul, “çevirmen edincini” translator competence)
iki temel bilgi kategorisine ayırmaktadır. “Yöntemsel bilgi” procedural knowledge)
kategorisi altında yer alan “çeviri süreci” translation process) içerisinde, alımlama,
çözümleme ve yeniden oluşturma gibi dilsel becerileri ele alır. “Kültürlerarası
iletişim” intercultural communication) başlığı altında ise çevirmenin her iki
kültürün içerisinde dilsel ve dildışı davranışları tanıması gerektiğine değinir. Dildışı
davranış ögeleri, gelenek ve adetler, zaman kullanımı, alan kullanımı, beden dili ve
tabuları içerir. Dilsel davranışlar içerisinde ise mecazlar ve simgeler, yananlamlar, ve
nezaket dili gibi dilsel gelenekler yer alır. “Olgusal bilgi” factual knowledge)
sınıfına dahil ettiği bileşenlerden “olgusal kültürel bilgi” factual cultural knowledge)
ise bir kültürün tarihi, siyasi kurumları, edebiyat geleneği ile eğitim sistemi vb.
olgulara dair bilgiyi içerir. “Özel alan bilgisi” knowledge in specific areas) ise
teknoloji, hukuk, ticaret, iktisat ve tıp gibi alanları kapsar. Yukarıda sayılan
bileşenler hep birlikte çevirmen edincini oluşturur.
Yazıcı’ya göre ise çeviri edinci yalnızca sözcük – dilbilgisi ya da kültürel bilgi
üzerinden değil, aynı zamanda erek kültüre ilişik işlevsel bir metin üreterek stratejik
edinç yoluyla da edinilir. Yazıcı, çeviri edincinin, alımlama ve yeniden oluşturma
şeklinde özetlenebilecek aktarım edincinden ayrı tutularak edimsel ve iletişimsel
becerilerin bütünü olarak anlaşılması gerektiğini belirtir. Yazıcı’ya göre çevirmen
adayının kaynak metni erek kültür çerçevesinde sorunsallaştırması ve çeviri süreci
öncesinde belirlenmiş amaçlara göre hareket etmesi halinde çeviri edincinin
gelişmesi mümkündür Yazıcı’ya göre geleneksel yöntemle çeviri yapmak
suretiyle çeviri edincini geliştirmek çok uzun bir zamana yayılabileceği gibi, çeviri
edincinin gelişimine herhangi bir katkı sunmaması da mümkündür.
Eruz’a göre ise çeviri edinci bir üst edinçtir ve erek metni oluşturmada gereksinim
duyulan bütün edinçleri içermektedir. Buna dil edinci, kültür edinci gibi edinçlerin
yanı sıra okuma ve metin oluşturma edinçleri de dâhildir. Eruz, çeviri edinci edinim
süreci olarak tanımladığı çeviri eğitiminin çevirinin bütün alanlarını içeren bir süreç
olarak tasarlanması gerektiğini belirtir
Çeviri edincinin literatürdeki yerine değinilmesinin ardından, çeviri edincine dair
modeller incelenecektir. Çeviri edinci modelleri, olguyu olduğu gibi açıklamaya
çalışmanın yanı sıra çeviri eğitimi odaklı olarak çeviri edincinin nasıl
gelişebileceğine dair de öngörüler sunmaktadır. Aşağıdaki bölümde önce bireysel
araştırmacıların çeviri edinci modellerine, daha sonra araştırma projelerinin çeviri
edinci modellerine yer verilmiştir.

CEVAP VER