İkinci Dil Ediniminin Üç Boyutu

0
205

Gümüşoğlu’na göre iki dilliliği daha iyi anlayabilmek için bütün kavramsal tanımları
yeniden ele alarak üç boyut altında incelemek gerekmektedir.92 Formülünün temeline
Oskaar’ın “İki dillilik, bir anadil/birinci dile ek olarak belli bir zamanda (x), belli bir
yönde y ve belli bir yerde x ikinci dil edinimi ve ikinci dil kullanımıdır”
şeklindeki tanımını alır. Bunun sonucu olarak iki dillilik sabit bir olgu değil, bütün
bu etkenlerce belirlenen ve sürekli değişim içerisindeki bir süreç olarak görülür. Bu
anlamda iki dillilik sabit ve durağan bir olgu değil, hareketli bir süreçtir. Bu
yaklaşımı, başlangıçta “eşzamanlı iki dilli” (simultaneous bilingual) bir bireyin,
belirli bir sürenin ardından, belirli sosyo-psikolojik devingenlerin etkisiyle dengesiz
(unbalanced iki dilli, yarı dilli semilingual) ya da tek dilli hale gelmesi durumu ile
örneklendirmek mümkündür. Bireyin içerisinde hareket ettiği toplumsal yapının yanı
sıra, kişisel etkenler de bu süreçte önemli bir rol oynamaktadır. Gümüşoğlu, bu
durumu aşağıdaki gibi formüle etmektedir:93
→ Birey ( tek/iki dilli) → x ± y ± z → Birey ( tek/iki dilli) → x ± y ± z →
Birey ( tek/iki dilli) → x ± y ± z → … →
Ancak Gümüşoğlu’na göre iki dillilik yalnızca bireysel değil aynı zamanda
toplumsal bir olgudur, bireysellik ve toplumsallık birbirinden bağımsız değildir,
birbirinden etkilenen bir yapıdadır. Gümüşoğlu’na göre, toplumsal bağlama bağlı
olarak ya bireyselliği niteleyen bireysel iki dillilik, ya da artalanında toplumun
vurgulandığı toplumsal iki dillilik ortaya çıkar. Domain dengesiz iki dilliliğin
etkisiyle farklı uzam ve bağlamlarda dilde değişikliklerin ortaya çıkması) ya da dil
kullanımından farklı dil bağlamlarından edim kaynaklanan etkiye rağmen iki
dillilik, bireysel becerilere dil kullanımı, dilsel beceriler, psikoloji, yaş, eğitim
durumu vb. dayalıdır ve toplumsal dinamiklerin göç, toplumsal konum, tabaka,toplumsal kimlik vb. izin verdiği ölçüde toplum içerisinde yapılanır. Bu açıdan,
bireysellik ve toplumsallık bağlantılıdır ve iki dillilik olgusunu bu bağlamdan
koparmak anlaşılmasını güçleştirmektedir. Sayılan bu etkenler dikkate alındığında iki
dilliliğin, üç etkenli bir süreç olduğu görülebilmektedir:94
X zaman →
simultaneous – successive (eşzamanlı – ardışık)
simultenous – consecutive (eşzamanlı – ardıl)
primary – secondary (birincil – ikincil)
early – late (erken – geç)
child – adult (çocuklukta – yetişkinlikte)
composite – coordinated (birleşik – eşgüdümlü)

Y( dil kullanımı) →
balanced – dominant(dengeli – baskın)
balanced – semilingual(eş düzeyli – yarım)
balanced – unbalanced (dengeli – dengesiz)
symmetric – asymmetric (bakışımlı –
bakışımsız)
additive – subtractive (katılımlı – çıkarmalı
instrumental – integrative araçsal – bütüncül
passive – receptive (edilgen – alıcı)

Z (konum) →
Social (Toplumsal)
Folk (Avam)
Elite (Elit)
Functional (İşlevsel)
(Domainler ve Diglossia)
Gümüşoğlu yukarıdaki tabloyu örneklerken, Avrupa’da yaşayan bir Türk göçmenin
ilk başta dengesiz iki dilli unbalanced bilingual olabileceğini, başka bir ülkede ise
toplumsal koşullara göre “elit” (elite bilingual) konumuna gelebileceğini belirtir.
Ancak, yine bu bireyin tamamen farklı, başka koşullar altında farklı bir dilsel kimlik
kazanması da mümkündür. Tablonun açıklamasını içerecek biçimde iki dillilik
olgusu, aşağıda üç boyutu içerisinde ele alınmış ve literatürden örneklerle
aktarılmıştır.

CEVAP VER