İngilizce Türkçe Diyaloglarda Sık Kullanılan İfadeler

0
11434

Bu İngilizce cümleleri restoranlarda, havaalanlarında, alışveriş yaparken kullanabilirsiniz. İngilizce cümlelerin ne anlama geldikleri ve ne demek istediklerini ayrıntılı olarak açıkladık. İngilizce Türkçe Diyaloglarda Sık Kullanılan İfadeler yardımıyla rahatlıkla meramınızı yurt dışında anlatabilirsiniz.

  • Adım… / Benim adım… : My name is…
  • Adın ne? / Adınız ne? : What’s your name?
  • New York luyum/İstanbulluyum : From New York/Istanbul
  • Neredensin / Nerelisiniz? : Where are you from?
  • Yalnızmısın ? / Yalnız mısınız? : Are you alone?
  • Bugun yagmus yağacakmi? : Is it gonna rain today?
  • McDonalds nerede var? : Where can I find a McDonalds?
  • Evli misiniz? : Are you married?
  • Şehir merkezinde : In town
  • Oteliniz nerede? : Where’s your hotel?
  • Nelerden hoşlanırsınız?  : What do you like doing?
  • Ne tür müzik seversiniz? : What kind of music do you like?
  • Dondurma ister misiniz? : Would you like an icecream?
  • Memnun oldum : Nice to meet you
  • Yüzelim mi? : Let’s go and swim
  • Sağolun istemiyorum : No thanks
  • Maramara oteline lutfen : (To cab driver) To The Marmara Hotel please.
  • Taksiiii! : (Callin a cab) Taxiiii!
  • Siz gidin, ben istemiyorum. : You go, I don’t want to
  • Amerikan konsoloslugu nerede? : Can I get directions to American embassy?
  • Nerede çalışıyorsunuz? :  Where do you work?
  • Ciddimisin? : Seriously?
  • Ne okuyorsun? : What are you studying?
  • Öğrenciyim : I’m a student
  • Bankacılık yapıyorum : I work in a bank
  • İşletme / Fransızca : Business studies/French
  • Sarhoş oldum : I’m drunk
  • Reklam ajansında çalışıyorum : In an advertising agency
  • Gözlerin çok güzel : Your eyes are beautiful
  • Hadi, dans edelim : Let’s go and dance!
  • Arkadaşlarımız erken gittiler : Our friends have left early
  • Güle alerjim var : I’m allergic to roses
  • Kendimi sana yakın hissediyorum : I feel so close to you
  • Mükemmel dans ediyorsun : You dance so well
  • Yapma! : Don’t do that
  • Seni seviyorum : I love you
  • Ben de seni seviyorum. : I love you too
  • Bu akşam olmaz : No, not tonight
  • Siparis vermek istiyorum. : (in restaurant) I would like to make an order?
  • İyi geceler : Good night
  • Sezar salatası istiyorum. : (in restaurant) I want a ceasar salad.
  • Günün çorbasını istiyorum. : (in restaurant) I would like soup of the day
  • Tavuk şiş istiyorum, yanında pilav : (in restaurant) I want chicken skewers served with rice.
  • Hello : Merhaba
  • Good morning : Günaydın
  • Welcome : Hoşgeldiniz
  • How are you? : Nasılsınız?
  • I am great! : İyiyim
  • Not at all / You’re welcome : Bir şey degil
  • Thank you : Teşekkür ederim
  • My name is Tolga. : Adım / İsmim Tolga.
  • What is your name? : Adınız / İsminiz nedir?
  • I, too , am pleased to meet you : Ben de memnun oldum.
  • I’m pleased to meet you. : Memnun oldum
  • Good evening : İyi Akşamlar
  • Good day. / Have a nice day : İyi Günler
  • bye : Hoşçakal
  • Good night : İyi Geceler
  • After you. / Come in. / Be seated / Help yourself : Buyurun
  • Good-bye. : Güle güle
  • Bon appétit : Afiyet olsun
  • Health to your hands. : Elinize sağlık
  • Please : Lütfen
  • Excuse me : Affedersiniz
  • What did you say? / I beg your pardon? : Efendim? / Pardon?
  • If God wills : İnşallah
  • How much is it? / What does it cost? : Kaça?/ Ne kadar?
  • Pay attention!/ Watch out! : Dikkat
  • That is not expensive : O pahalı değil
  • This is expensive : Bu pahalı
  • I want [it, this, that] : İstiyorum
  • This is very inexpensive / cheap : Bu çok ucuz
  • water : Su
  • I don’t want [it, this, that] : İstemiyorum
  • Orange-juice : Portakal suyu
  • cup : Fincan
  • meat-broth : Et suyu
  • glass : Bardak
  • milk : Süt
  • plate : Tabak
  • sugar, candy, sweet : Şeker
  • knife : Bıçak
  • coffee : Kahve
  • big, large : Büyük
  • no sugar : Sade
  • small, little : Küçük
  • a little sugar : Az şekerli
  • man, male : Erkek
  • a lot of sugar : Çok şekerli
  • woman : Kadın
  • tea : Çay
  • girl : Kız
  • yogurt drink : Ayran
  • child : Çocuk
  • beer : Bira
  • boy : Oglan
  • wine : Şarap
  • daughter : Kız
  • mother : Anne
  • son : Ogul
  • white : Beyaz
  • father : Baba
  • red : Kırmızı
  • sibling : Kardeş
  • ice : Buz
  • sister : Kız kardeş
  • pepper : Biber
  • brother :   Erkek kardeş
  • salt : Tuz
  • he , she, it, that : O
  • bread : Ekmek
  • this : Bu
  • butter : Tereyağı
  • friend, colleague : Arkadaş
  • cheese : Peynir
  • United States Of America : Amerika Birleşik Devletleri
  • appetizers : Meze
  • cold : Soğuk
  • meat : Et
  • chicken :  Tavuk
  • Republic of Turkey : Türkiye Cumhuriyeti
  • pilaf : Pilav
  • fish : Balık
  • fruit : Meyva
  • salad, lettuce : Salata
  • soup : Çorba
  • vegetable : Sebze
  • dessert : Tatli
  • Sandwich : Sandviç
  • fork : Çatal
  • ice cream, sorbet : Dondurma
  • expensive : Pahalı
  • spoon : Kaşık

CEVAP VER