Ana Sayfa Blog Sayfa 2

Çeviri Edinci ve İki Dillilik

0

Dil edinci kavramı ve iki dillilik edinci önceki bölümlerde tartışılmıştı. Bu bölümün
amacı çeviri edincinin literatürdeki yerini betimlemek ve çeviri edinci ile iki dillilik
edincinin olası bağıntılarını tartışmaktır. Kurultay’a göre anadil ve yabancı dil bilgisi
çeviri için önemli olmakla birlikte dilin temel öğeleri ve kullanım normlarının önemi
yadsınamaz. Çeviri ediminin geliştirilebilmesi için dilin normlarının bilinmesi ve

Çeviri ve Çeviribilim

0

Yazıcı’ya göre çevirinin mekanik bir aktarım değil de yaratıcı bir eylem olarak kabul
edilmesiyle, çeviri ikincil bir eylem olmaktan çıkarak özgün bir bilimsel incelemealanı haline gelmesini sağlamıştır Yazıcı, bu süreci özetlerken, disiplinlerarası
doğası gereği çeviri araştırmalarının öncelikle dilbilim, iktisat ve sosyoloji gibi
alanların yaklaşımlarını benimsediğini, daha sonra ise bu bilim dalların çeviri

Çeviri ve Filoloji

0

Çevirinin dil ile ilişkisi çeviri uğraşının dil düzleminde gerçekleşiyor oluşundan
kaynaklanmaktadır. Çevirinin filoloji ile ilişkisi ise, filolojinin incelediği yazınsal
metinlerin, aynı zamanda çeviri ürünü de olabilmesinden doğar. Bunun da ötesinde
çeviri incelemeleri uzunca bir dönem yazınsal metinler üzerinden gerçekleşmiştir.
Gümüşoğlu’na göre filoloji, dil ile ilgilenen dilbilimden farklı olarak yazınla

Çeviri ve Dilbilim

0

Dilbilim; kendine özgü yöntemlerle genel olarak dil, özel olarak da doğal dilleri
yapıları, işleyişleri ve süre içerisindeki değişimleri, vb. açıdan inceleyen insan
bilimidir Dilbilim, kendi gelişimine koşut biçimde nesnesi olan dilin başka
ilişkilerini de inceleyen yeni çalışma alanlarının, bilimlerin de doğmasına neden

Çeviri Olgusunun Bilimsel Gelişimi

0

Gümüşoğlu’na göre sosyal bilimlerde bilimsel gelişim, devrimsel değil evrimseldir.
Çeviri için de bu durum geçerlidir. Bir uğraş olarak tarihi oldukça gerilere dayanan
çeviri, 70’li yılların sonundan itibaren bir bilim alanı olarak yeni bir paradigma

İşlev Olarak Çeviri

0

İşlevselci (functionalist) yaklaşımların doğuşu 1970’lerde Vermeer ve Reiss’in
çalışmalarına dayandırılsa da, Nord’a göre çeviriye işlevsel bakış açısı çeviri tarihi
boyunca gözlemlenebilir. Nord’a göre Cicero, Jerome ve Luther gibi düşünürlerin
çevirmenin metine göre sözcüğü sözcüğüne ya da anlamı anlamına çeviri kararı

Ürün Olarak Çeviri

0

Çeviri ürünü, soyut bir biçimde bilişsel düzlemde var olan bir olgunun gerçek dünya
üzerindeki izdüşümünü oluşturur. Çeviri ürünü, çeviri sürecinin bir sonucu olarak ele
alındığında, sürece dair çalışmalara da ışık tutabilecek bir kaynak görevi görebilir.
Bu nedenle çeviri ürün olarak ele alındığında genellikle anlaşılan yazılı çeviri ve

Çeviri Süreci

0

Çeviri, süreç olarak ele alındığında anlamsal karmaşayı engellemek adına çevirmenin
zihinsel süreçleri ve fiziksel bir eylem olarak gözlemlenen çeviri edimi arasında ayrım yapılabilir. Süreç odaklı çeviribilim çalışmaları, Holmes’un ortaya koyduğu
şekliyle çevirmen zihninde olup bitenleri betimlemeye odaklanmıştır. Fiziksel bir
eylem olarak gözlemlenen çeviri sürecinde ise, çevirmenin dışında kaynak metinin

Çeviri ve Dil

0

İnsan topluluklarının temas halinde olduğu çok eski çağlardan bu yana varlığını
sürdüren bir olgu olan çeviri, farklı dil ve kültürlerin etkileşim içerisinde olduğu her
yerde kendini göstermektedir. Yazının icadının ardından insan sözünün aldığı bu
yeni biçimde de var olmaya devam etmiştir. Bulut’a göre dil çevirinin aracı ve bir
boyutudur, çevirinin başka boyutları da vardır.

Çevirinin Tanımı

0

Çeviri, tarihsel olarak farklı biçimlerde kavramlaştırıldığı gibi, güncel tanımlamalar
da olguya bakışa göre ayrışabilmektedir. Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlük
“çeviri” girdisinde156 ilk olarak “bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme tercüme”
şeklinde çeviri bir süreç şeklinde tanımlanırken, “Bir dilden başka bir dile çevrilmiş
yazı veya kitap, tercüme” biçimindeki ikinci tanım olguyu ürün olarak