Ana Sayfa Blog Sayfa 33

İngilizce Okuma Stratejileri

0
İngilizce Okuma anlama becerilerinizi geliştirmeniz için bazı önemli stratejileri aşağıda çıkarttım.
  • Skim: kısa bir fikir edinmek için hızlıca okuma. Çeviri yapar gibi değil hızlıca genel anlama vakıf olmak için yapılan okumadır.
  • Scan: Özel bir bilgiyi yakalamak için (dikkatlice) okuma. İngilizce okuma parçasının içerisinde bir sorunun cevabını aramak buna örnek olarak gösterilebilir.
  • KWL: Konu hakkında ne biliyorsun,ne bilmek istiyorsun ve neler öğrendiğine karar ver.
  • Skip: Bir kelimeyi ya da kısmı anlamazsan okumaya devam et. O kısma ya da kelimeye daha sonra geri dön ve anlamı yakalamaya çalış. Gerekliyse bir sözlük kullan. Başlıklara, alt başlıklara ve anahtar sözcüklere dikkat et.
  • Read out loud: Çocuklar ilk okumaya başladıklarında sesli olarak okurlar. Siz de böyle yapabilirsiniz. Sesinizi duyduğunuda kendinizi daha rahat hissedersiniz.
  • Zaman çizelgeleri ya da tablolar oluşturun. Okuduğunuzu başka bir çatıda( tense) yazın. Farklı bir formatta tekrar yazın. Bir makaleyi mektup gibi mesela.
  • Okuduklarınızı resmedin, bilhassa görsel hafızanız kuvvetliyse bunu yapabilirsiniz.
  • Okurken hangi sorularla bir test olursanız sınanabileceğinizi düşünün ve bu soruları not edin ve cevaplayın.
  • İngilizce okuma yaptığınız parçayı özetleyin ya da tekrar kendi ifadelerinizle blog yazısı olarak kaleme alın, bir video oluşturun ya da bununla ilgili bir söyleşi, tartışma başlatın.
  • İngilizce’deki ekleri öğrenin. Ön ekler ve son ekler kelime dağarcığınızı genişletecektir.
  • Yeni öğrendiğiniz kelimelerle ilgili sözlük oluşturun. Bir arkadaşınızla öğrendiğiniz kelilmeleri beraberce çalışın.
  • Bir kalem, cetvel ya da parmaklarınızı yerinizi okuduğunuz yeri kaybetmemek için kullanabilirsiniz ve böylece gözleriniz farklı satırlara da sapmamış olur. Bir bilgisayar ya da mobil cihaz da okuma yapıyorsanız bu mümkün olmayacaktır. Gerekli hallerde ekranı ya da puntoları daha büyük boyutlarda görüntüleyin.
Bu makalenin tüm kullanım hakları http://ingilizceogreniyorum.org sitesine aittir. İzinsiz kullanımı hukuki sorunlar yaratır.
İngilizce hikayeler okuyarak dil becerileriniz geliştirebilirsiniz.

İngilizce telefon görüşmesinde kullanabileceğiniz belli başlı İngilizce kelimeler ve cümleler

0

Tipik bir İngilizce telefon görüşmesinde kullanabileceğiniz belli başlı İngilizce kelimeler ve cümleler.

Answering the phone ( Telefona Cevap verirken)

Hello?

Merhaba)

Thank you for calling Marmara Cleaner. Jody speaking. How can I help you?

Marmara temizlikçisini aradığınız için teşekkür ederiz. Konuşan Jody. Size nasıl yardımcı olabilirim?

Doctor’s office.

Buyurun, doktorun ofisi.

Introducing yourself on the phone (telefonde kendini tanıtma)

Hey Burak. It’s Berk calling.

Merhaba Burak. Ben Berk.

Hello, this is Burak Efe calling.

Merhaba, konuşan(ben) Burak Efe.

Hi, it’s Berk from the dentist’s office here.

Merhaba, dişçinin ofisinden Berk ile konuşuyorsunuz.

This is Berk.*

Speaking.*

*telefon açan karşıdakinin sesini tanımazsa yukarıdaki ifadeleri kullanır.

Asking to speak with someone( Birisiyle konuşmayı istemek/sormak)

Is Berk in? (informal)

Berk orada mı ( müsait mi)?

Is Burak Efe there, please? (informal)

Burak Efe orada mı, lütfen?

Can I talk to your sister? (informal)

Kız kardeşinle konuşabilir miyim?

May I speak with Mr. Genç, please?

Bay Genç ile konuşabilir miyim?

Would the doctor be in/available?

Doktor müsait mi?

Connecting someone

(Bir kimseye bağlanırlen)

Just a sec. I’ll get him. (informal)

Bir saniye. Onu alacağım.

Hang on one second. (informal)

Hatta kalın 1 saniye.

Please hold and I’ll put you through to his office.

Lütfen hatta kalım ve sizi ofisine bağlayacağım.

One moment please.

1 saniye lütfen.

All of our operators are busy at this time. Please hold for the next available person.

Şu anda tüm operatörler dolu. Lütfen operatöre bağlanmak için hatta kalın.

Making special requests (özel isteklerde bulunma)

Could you please repeat that?

Lütfen tekrar edebilir misiniz?

Would you mind spelling that for me?

Rica etsem heceleyebilir misiniz ?

Could you speak up a little please?

Biraz sesli konuşabilir misiniz?

Can you speak a little slower please. My English isn’t very strong.

Biraz yavaş konuşabilir misiniz lütfen. İngilicem çok iyi değil.

Can you call me back? I think we have a bad connection.

Beni tekrar arar mısınız? Sanırım kötü bir bağlantımız var.

Can you please hold for a minute? I have another call.

Lütfen 1 dakikalığına hatta kalır mısınız? Başka bir görüşmem var.

Taking a message for someone( bir kimse adına mesaj alma)

Burak’s not in. Who’s this? (informal)

Burak burada değil. Kiminle görüşüyorum.

I’m sorry, Burak’s not here at the moment. Can I ask who’s calling?

Üzgünüm, Burak şu anda burada değil. Kimin aradığını sorabilir miyim?

I’m afraid he’s stepped out. Would you like to leave a message?

Korkarım ki o dışarı çıktı . Bir mesaj bırakmak ister misiniz?

He’s on lunch right now.Who’s calling please?

Kendisi şu anda yemekte. Kim arıyordu?

He’s busy right now. Can you call again later?

Şu anda meşgul. Sonra tekrar ara mısınız?

I’ll let him know you called.

Aradığınızı kendisine bildiricem.

I’ll make sure she gets the message.

Mesajı aldığından emin olacağım.

Leaving a message with someone (birine mesaj bırakma)

Yes, can you tell him his wife called, please.

Evet,ona karısının aradığını iletir misiniz lütfen.

No, that’s okay, I’ll call back later.

Hayır, sorun yok. Sonra tekrar arayacağım.

Yes, it’s Berk from GençInc. here. When do you expect her back in the office?

Genç şirketinden Berkle konuşuyorsunuz. Ofise ne zaman gelebilir?

Thanks, could you ask him to call Berk when he gets in?

Teşekkürler, geldiği zaman Berk’i aramasını söyler misiniz?

Do you have a pen handy. I don’t think he has my number.

Yanınızda kalem var mı? Telefonumun onda olduğunu zannetmiyorum.

Thanks. My number is 333-45362, extension 15.

Teşekürler. Numaram 333-45362, alan kodu 15.

Confirming information (Bilgiyi onaylama)

Okay, I’ve got it all down.

Tamam. Hepsini not aldım.

Let me repeat that just to make sure.

Emin olmak için tekrar edeyim.

Did you say 555 Charles St.?

555 Charles Caddesi mi dediniz?

You said your name was John, right?

İsminiz John olduğunu mu söylediniz?

I’ll make sure he gets the message.

Mesajı aldığından emin olmam lazım.

Listening to an answering machine(bir hazır mesajı dinleme)

Hello. You’ve reached 333-1234. Please leave a detailed message after the beep.Thank you.

Merhaba. 333-1234 numaralı telefonu aradınız. Beep’den sonran mesajınızı bırakın. Teşekkür ederim.

Hi, this is Elizabeth. I’m sorry I’m not available to take your call at this time. Leave me a message and I’ll get back to you as soon as I can.

Merhaba ben Elizabeth. Şu anda telefonunuza cevap veremiyorum. Mesajınızı bırakın mümkün olan en kısa sürede size dönüş yapacağım.

Thank you for calling Dr. Mindin’s office. Our hours are 9am-5pm, Monday-Friday. Please call back during these hours, or leave a message after the tone. If this is an emergency please call the hospital at 333-1234.

Dr.Mindin’in ofisini aradığınız için teşekkür ederim. Pazartesinden Cumaya kadar sabah 9’dan akşam 5 e kadar açığız.Bu saatlerde içerisinde arayın ya da sesten sonra mesaj bırakın. Acil bir arama ise bu lütfen 333-1234’ü arayın.

Leaving a message on an answering machine (cevap bırakma)

Hey Mikako. It’s Yuka. Call me! (informal)

Merhaba Mikako. Ben Yuka. Beni ara.

Hello, this is Ricardo calling for Luke. Could you please return my call as soon as possible. My number is 334-5689. Thank you.

Merhaba , ben Ricado, Luke’u arıyorum. Hemen bana dönüş yapar mısınız? Numaram 334-5689.Teşekkür ederim.

Finishing a conversation ( Bir görüşmeyi sonlandırma)

Well, I guess I better get going. Talk to you soon.

Thanks for calling. Bye for now.

Aradığınız için teşekkürlet. Şimdilik hoşçakalın.

I have to let you go now.

Şimdi gidebilirsin.

I have another call coming through. I better run.

Şimdi bir başka telefon görüşmesi yapacağım.

I’m afraid that’s my other line.

Korkarım ki diğer hattım çalıyor.

I’ll talk to you again soon. Bye.

Seninle sonra tekrar görüşeceğim.Hoşçakal.

Örnek bir İngilizce telefon konuşması

saglikbilim.net ile sağlık çevirisi

0

İngilizce sağlık konusunda bazı bilgiler vermek istiyorum bugünkü İngilizce dersimizde .

Sağlık = Health
Bilim = Science
Boğaz = Throat
Boğaz agrısı : Sore Throat

Boğazım ağrıyor demek için “I have got a sore throat “ cümlesini kurmamız lazım.
“I have got the flu” derseniz grip oldum demiş olursunuz.
I have got a runny nose cümlesini kurarsanız “burnum akıyor” cümlesi Türkçe karşılığı olmuş olur.

saglikbilim.net İnternet sitesinden alıntıladığımız bir sağlık konusu ile örnek bir  çeviri yaptık.

Aşağıdaki http://saglikbilim.net’den alınmış parçayı Türkçe’ye çevirin ve bize aşağıdaki iletişim bölümünden gönderin ve sizin için yaptığınız sağlık çevirisini değerlendirelim, yaptığınız hatalarla ilgili bir rapor hazırlayalım.

Boğaza yabancı cisim kaçması ( swallowing strange objects )

Boğaza balık kılçığından, para ve şi­şe kapağına kadar türlü cisimler kaça­bilir.  Bunlar yutak duvarını delerek çev­re dokularda ciddi enfeksiyonlara yol açabileceklerinden çok tehlikelidirler. Yabancı cisim yutan kişiler bunu ko­layca fark ederler. Tükürüklerini yut­mak bile aşırı ölçüde acı duymalarına neden olur. Eğer yabancı cisim yutağın üst bölümlerindeyse bir uzman tarafın­dan çıkarılır. Ama daha aşağılara, söz­gelimi laringofarinkse kadar inmişse, genel anestezi altında çıkarılması gere­kir.

Solunumla gırtlağa giren yabancı ci­simler hastanın yaşamını tehdit ettiğin­den hiç zaman yitirmeden tedaviye başvurulmalıdır. Hasta ne kadar gençse du­rumu o oranda ciddidir. Çocukların so­luk borusunun çapı o kadar küçüktür ki, çok ufak bir cisimle bile kolayca tı­kanabilir.

Yabancı cisimlerin gırtlaktan çıkarıl­ması acil ameliyat gerektirir. Bu amaç­la yeterli solunum sağlamak ve alt so­lunum yollarını korumak için, geçici trakeotomi (soluk borusuna pencere aç­ma) uygulanabilir. Bu ameliyatı geçiren hastalar, çok kısa zamanda iyileşirler.

Boğaz ağrısına karşı evde uygulanacak tedavi yöntemleri  saglikbilim.net İnternet sitesinden alındı

Soğuk algınlığı ve benzeri küçük enfeksiyonlarla birlikte ortaya çıkan boğaz ağrısı evde tedavi edilebilir. Bu amaçla aşağıdaki yöntemlerden birine başvurabilirsiniz.

İki çay kaşığı dolusu sofra tuzunu bir çay fincanı sıcak suda eritin, iyi­ce karıştırdıktan sonra gargara ya­pın. Gargara sırasında çözeltiyi yut­mamaya dikkat edin.

Aynı amaçla bir aspirini bir çay fin­canı sıcak suda eriterek de gargara yapabilirsiniz. Gargaradan sonra ağ­zınızdaki çözeltiyi yutarsanız, aspi­rin ağrınızı da dindirecek ve varsa ateşinizi düşürecektir.

Bol bol sıcak şeyler için ve çorba gibi sıvı, yumuşak yiyeceklerle beslenin. Böylece boğazınızda yeni tahriş ve iltihaplanmalar oluşmaz.

Boğazıma balık kılçığı takılırsa ne yapmalıyım?

Önce küçük ekmek parçaları yutmayı deneyin. Eğer şansınız varsa bu parçalardan biri kılçığa takılıp, midenize sürükleyecektir. Bu yöntem başarılı olmazsa hemen hastaneye başvurun. Orada gerekli yardımı görürsünüz.

saglikbilim İnternet sitesinden alınmış olan bu yazıyı İngilizce’den Türkçe’ye çevirmenizi bekliyorum.