ulaşımla ilgili terimler deyimler

0
1928

 Top flight : Bir meslekte ,işte en üst noktada bulunmak

Hit and run : Polise haber vermeden,trafikte vurup kaçmak

End of the line(road) : Bir işin sonu – yolun sonu görünüyor…

Ship someone off : Bir kimseyi uzağa göndermek

Shape up or ship out : Bir kimseye performansını yada hareketlerini düzeltmesini söyleyerek aksi takdirde ayrılmak zorunda olduğunu belirtme 

Port of call : Kısa süreliğine durulan yer,özellikle gezilerde

Any port in a storm : Zor bir durumda olduğun anda herkesten yardım istersin,denize düşen yılana sarılır gibi

Go off the rails : Kabul görmeyen şekilde hareket etmek ,genelde yasa dışı ve şerefsizce

Down the road : Gelecekte bir zaman-gün

To get the show on the road : Planlanan bir işe başlamak

To hit the road : Bir yerden ayrılmak yada geziye çıkmak

To be in the same boat : Diğer kimseler aynı durumda olmak,genelde kötü manada

Car boot sale : İnsanların arabalarının arkasında kullanmadıkları eşyalarını satması olayı

To have a face like the back end of a bus : Çok çirkin olmak

Car pool : Bir şirkete yada kuruluşa ait tüm çalışanlar tarafından kullanılabilen arabaların hepsi

Drive a hard bargain : Çok sıkı pazarlık yapmak

Drive someone round the bend : Bir kimseyi çok kızdırmak yada sıkmak

Drive someone up the wall : Bir kimseye son derece fazla öfkelendirmek

 Test drive : Bir aracı almadan evvel yapılan test sürüşü

Flight of fancy : Uygulanması zor hayal,fikir

Take flight : Kaçmak

Middle of the road (MOR) : Çoğu insan tarafından sevilen beğenilen bir iş,eğlence türü,kişi

One for the road : Ayrılmadan önce son bir içki içmek

Road hog : Abuk subuk araba kullarak başkalarının araba kullanmasına engel olan kimse

To be just the ticket : İhtiyaç duyulan birşey

To get on the gravy train : Hızlı,kolay ama namussuzca para kazanmaya çalışmak

Off the beaten track : Ana yoldan ve şehirden uzak, az insanın uğradığı yer

On track : Hatalı olan birşeyi düzeltmek

The fast track : Bir işi başarmak için izlenen en hızlı yol

The inside track : Bir kimseye özel avantajlar sağlayan ilişkilere yada pozisyona sahip olma

Lose track : Olan bitenden uzaklaşmak,takip etmemek

One track mind : Sadece tek bir konuya yoğunlaşmak

Cover your tracks : İzini kaybettirmek,örtbas etmek,gizlemek,saklamak

Public transport : toplu taşıma araçları otobüs,dolmuş gibi

Travel light : Yanına pek bir şey almadan seyahat etmek

CEVAP VER