yiyeceklerle ilgili ingilizce deyimler

1
1248

… apple of ….. eye : Bir kimsenin çok sevdiği kimseden bahsederken kullanılır,göz bebeğim gibi…gözümün nuru gibi…
The baby is the apple of their eyes.

An apple a day keeps the doctor away : Meyve yemenin sağlıklı olduğundan bahsederken..Güneş giren eve doktor girmez gibi…

Bread and butter : Temel ihtiyaçları anlatırız

To be a butterfingers : Birşeyleri sürekli yere düşürenlerden bahsederken…

Butter someone up : Çıkar sağlamak maksadıyla birisini pohpohlamak

A piece of cake : Kolay bir işten bahsederken… çok kek sınavdı gibi..

To sell like hot cakes : Hızlı bir biçimde satmak

Chalk and cheese : Bir kimseyle zıt karakterler olma

Another bite at the cherry : Bir şans daha verilmek

As cool as a cucumber : Baskı altında sakin kalabilme

A bad egg : Kötü insan

Have egg on one’s face : Yakalanmak yada utandırılmak

To walk on eggshells : Bir kimseyi üzmemek için elinden geleni  yapmak

A pretty or fine kettle of fish : Zor bir durumu ifade ederken

A different kettle of fish : farklı bir konu yada mevzu

Cry over spilt milk : Başına yeni gelmiş bir olaydan dolayı yakınmak

As keen as mustard : Çok hevesli olma

Nutty as a fruitcake : Hafif çılgın olma durumu

To use a sledgehammer to crack a nut : Bir işi gerektiğinden fazla güç ve çabayla yapmak

To know your onions : özel bir konu hakkında çok şey bilmek

As easy as pie : Çok kolay bi işten bahsederken..

Have a finger in every pie : Birçok farklı konuyla ilgilenmek

A couch potato : Koltukta oturark sürekli tv izleyen kimse

A hot potato : Anlaşmaya varılması zor konu

In the soup : Başını ciddi bir belaya sokmak

Souped up : Birşeyi güçlendirmek yada hızlandırmak için ekleme yapmak ,değiştirmek

Cup of tea : Çok hoşa giden birşey

1 YORUM

CEVAP VER